Dünya -->

O görüntülerden sonra Facebook ve Youtube'a dava

Fransız Müslüman Konseyi  (The French Council of the Muslim Faith / CFCM), Yeni Zelanda’da iki camiye yönelik düzenlenen saldırıyı canlı yayınladıkları gerekçesiyle Facebook’u; bu görüntülerin yayınlanmasına izin verdiği gerekçesiyle de Youtube’u dava ettiğini duyurdu.



Fransız Müslüman Konseyi  (The French Council of the Muslim Faith / CFCM), Yeni Zelanda’da iki camiye yönelik düzenlenen saldırıyı canlı yayınladıkları gerekçesiyle Facebook’u; bu görüntülerin yayınlanmasına izin verdiği gerekçesiyle de Youtube’u dava ettiğini duyurdu.

Fransız Müslüman Konseyi, 15 Mart’ta Yeni Zelanda’ın Christchurch kentinde meydana gelen ve 51 Müslüman'ın katledildiği saldırıyla ilgili olarak, saldırı anının canlı yayınlandığı sosyal medya platformu Facebook’u dava ettiklerini duyurdu. Facebook’un "en fazla 200 kişinin canlı izlediğini" iddia ettiği videoyu 17 dakika sonra kaldırdığına yönelik açıklamasının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Konsey, Facebook’un yayını kaldırmasının 29 dakika sürdüğünü ve bu durumun, "insan haysiyetini zedelediğini ve çocuklara kötü örnek olduğunu" belirterek, Facebook’u dava ettiklerini duyurdu.


Konsey, günümüzde, görüntü paylaşımı ve canlı yayın hizmeti sağlayan Facebook, Youtube ve Twitter gibi internet sitelerinin, uygunsuz ve şiddet içerikli görüntüleri kaldıran otomatik sistemleri olmasına rağmen bu sistemlerin yetersiz kaldığını belirterek; saldırı videolarının platformlarında yayınlanmasına olanak sağlayan Youtube’u da dava ettiklerini duyurdu.

AB de yaz-kış saati uygulamasından vazgeçti

Avrupa Parlamentosu, yaz-kış saati uygulamasının sonlandırılması için sunulan teklifi kabul etti.

 Teklifte Avrupa Birliği üyesi ülkelerden 2021'den itibaren yaz ya da kış saat diliminden birini seçip değişiklik yapmadan o saat dilimi içinde kalması isteniyor.

 Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği'nin yasama organı ancak aldığı kararlar tavsiye niteliği taşıyor, bağlayıcılığı bulunmuyor. Bu nedenle kararın üye ülkelerin hükümetleri tarafından da onaylanması gerekiyor.

 Ülkelerin uygulamaya devam etme seçeneği de bulunuyor ancak tüm üye ülkeler kararlarını 2020 yılının Nisan ayına kadar Avrupa Komisyonu'na bildirmek zorunda.

 Parlamenterler ve Avrupa Komisyonu üye ülkelerden, ekonomik karmaşayı en aza indirmek adına, birbirleriyle uyumlu seçimlerde bulunmalarını talep etti.

 BBC Türkçe’nin haberine göre AB yasaları uyarınca, 28 AB ülkesinin vatandaşları her Mart ayının son Pazar günü saatleri bir saat ileri alıyor. Kışın da saatler Ekim ayının son Pazar günü bir saat geriye çekiliyor. Yaz-kış saati uygulamasının kaldırılması teklifi, AB vatandaşlarının büyük bir bölümünün uygulamaya karşı olduğunun ortaya çıkması ardından Avrupa Komisyonu tarafından Parlamento'ya sunulmuştu. Ankete katılanların yüzde 84'ü uygulamanın kaldırılması yönünde görüş bildirmişti. Ankete katılan 4,6 milyon kişinin yüzde 70'inin Alman olduğu açıklanmıştı. Ancak Finlandiya'da da 70 binden fazla kişi imza toplayarak uygulamanın AB çapında kaldırılması talebinde bulunmuştu.


 2001'DEN BU YANA UYGULANIYOR

 Yaz-kış saati uygulaması AB'de 2001'den bu yana zorunlu bir uygulama. AB iç piyasasının daha düzenli çalışmasını ve enerji tüketimini azaltmayı amaçlıyor. AB içinde saat farkının az olmasının birlik içinde ticareti ve seyahatleri daha kolay hale getireceği savunuluyordu. Ayrıca yaz aylarında gün ışığından daha fazla faydalanarak yapay ışık tüketimini azaltmak hedefleniyordu. Ancak uygulama ile yapılan enerji tasarrufunun çok az miktarda olduğu ortaya çıktı. Ayrıca AB'nin en büyük ticaret ortaklarından Çin ve Rusya gibi ülkeler de yaz-kış saati uygulaması kullanmıyor. Ayrıca yapılan bilimsel araştırmalar saat değişiminin insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ortaya koydu.

 Avrupa Parlamentosu'nun kararına göre üye ülkeler ya uygulamaya devam edecek ya da yaz ya da kış saatinden birini seçip yıl boyunca sabit tutacak. Yaz saatinde kalmak isteyen ülkeler saatlerini son kez 2021 yılının Mart ayında, kış saatinde kalmak isteyenler ise 2021 Ekim'de değiştirecek. Türkiye'de de Ekim 2017'de alınan kararla yaz-kış saati uygulaması kaldırılmıştı.

Aşısız çocukların kamusal alana çıkışı yasaklanacak

ABD’de New York’ta bir belediye, kızamık salgınının baş göstermesinin ardından aşılanmamış çocukların tüm kamusal alanlara girişini yasaklamanın yanı sıra olağan üstü hal ilan etmeye hazırlanıyor. 


 New York’a bağlı Rockland Belediyesi yöneticisi Ed Day, aşılanmamış çocukların kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (MMR) aşısı alabilmesi için önümüzdeki gün gece yarısında başlayacak ve 30 gün boyunca uygulacak ilçe bazında olağanüstü hal ilan etmeyi planladıklarını açıkladı. Rockland halk sağlığı yetkilileri, ülkedeki aşı karşıtı hareketinin ve kızamık salgınlarının arasındaki bağlantıyı ettiklerini duyurdu.

 AŞIDAN ÖNCE YILDA 3-4 MİLYON VAKA GÖRÜLÜYORDU 

 Geçtiğimiz haftanın sonunda, ilçe yönetimi internet sitesine göre Manhattan'ın yaklaşık 50 kilometre kuzeyindeki Rockland'de 150'den fazla vaka doğrulandı. Veriler, bu vakaların yüzde 82'sinden fazlasının tek bir doz MMR aşısı almadığını ve en fazla vakanın yüzde 45 oranıyla 4-18 yaş arasındaki çocuklarda görüldüğünü gösterdi. Kızamığın çabuk bulaşan ve yaygınlaşan bir hastalık olduğu biliniyor. Kızamık aşısının ABD’de 1963 yılında yayılmasından önce, çoğu çocuk hastalığa yakalanıyordu. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nden gelen verilere göre, ABD'de her yıl yaklaşık 3 milyon ila 4 milyon hasta gözlemlenmekteydi.

 2000 YILINDA SONLANMIŞTI 

 2000 yılında ebeveynler çocuklarını aşılamaya başladıktan yaklaşık 40 yıl sonra ABD'de kızamığın ortadan kaldırıldığı ilan edildi. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri verileri, 2000'den 2018'e kadar, ABD'de yılda ortalama 140 kızamık vakası olduğunu göstermekte. 18 yıllık zaman dilimi içerisinde kaydedilen biri 2002'de, biri 2003'te ve biri de 2015'te olmak üzere üç ölüm vakası vardı. Ancak aşı karşıtlığı sebebiyle ülkede tekrar kızamık salgını yaşanmaya başladı.

Kaynak: Haber.sol.org.tr

Ajan krizi AB'ye sıçradı: Rus diplomatları sınır dışı ediyorlar

İngiltere ile Rusya arasındaki ajan suikastıyla başlayan diplomat krizi AB'ye de sıçradı. Almanya ve Fransa da Rus diplomatları sınır dışı ediyor

İngiltere, çifte Rus ajan Serrgey Skripal'in zehirlenmesine tepki olarak 23 Rus diplomatı sınır dışı etme kararı almıştı. Rusya, İngiltere'nin adımına aynı düzeyde karşılık verdi.

Ardından ABD Başkanı Donald Trump, ABD'deki 60 Rus diplomatın sınır dışı edileceğini ve Seattle'daki Rus Büyükelçiliği'nin kapatılacağını açıkladı.

Almanya ve Fransa da ülkelerinde bulunan 4 Rus diplomatın sınır dışı edileceğini açıkladı. Öte yandan, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Avrupa Birliği'ne üye 14 ülkenin Rus diplomatları sınır dışı etme kararı aldığını duyurdu.

İngiltere Başbakanı May, yaptığı açıklamada Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile toplantılarının iptal edileceğini açıkladı.

RUSYA'DAN JET YANIT

Rusya ise yaptığı açıklamada en az 60 ABD'li diplomatı sınırdışı edeceklerini açıkladı.

Rus uzmandan ABD'ye tepki: Türkler onurlu ve şerefli bir millet!

Rus ulusal NTV televizyonu canlı yayın programında 2 ABD'li siyasi uzmanın, "Türkler dış politikada da pazarlık yapmayı sever" diye ifadeler kullanması üzerine Rus uzman Markov, "ABD'li uzmanlar ne yazık ki Türkiye hakkında hiç bir şey anlamıyorlar. Kesinlikle anlamıyorlar. Türkleri sokakta ticaret yapan insanlar olarak mı görüyorsunuz?! Türkler büyük bir millet! Türkiye zengin ve büyük tarihine sahip bir ülke. Türkler onurlu ve şerefli bir millet!" sert tepki verdi.

TÜRKİYE BİZİM AVRASYALI ORTAĞIMIZ

Markov, Washington'un bölgedeki politikaları nedeniyle Ankara'nın kendi ulusal güvenliği bakımından doğru adımlar attığını da sözlerine ekledi. Markov Rus-Türk ilişkilerinin önemini de vurgulayarak, "Türkiye ile çok ortak yönlerimiz var. Unutmayalım: Türkiye bizim Avrasyalı ortağımız." dedi.

Fransa Cumhurbaşkanını Seçti

Fransa yeni cumhurbaşkanı seçti, Fransa'da bugün ikinci turu gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, sandıktan yüzde 62.5 oyla Emmanuel Macron önde çıkarak yeni cumhurbaşkanı oldu.

Sonuçların açıklanmasından sonra ellerinde Fransa bayrağı ile Yürüyüş hareketinin renklerini taşıyan Macron taraftarları, kutlamaların yapılacağı Louvre Müzesi'nin önünde yer alan meydanı doldurdu.

FRANSA'DA AŞIRI SAĞ, TARİHİN EN YÜKSEK OY ORANINA ULAŞTI


İkinci turda Macron'un rakibi aşırı sağ Marine Le Pen'e verilen oylar ise yüzde 37.5'te kaldı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybeden Le Pen'in aldığı oy oranı ise aşırı sağın elde ettiği en yüksek oy oldu.

TARİHİN EN DÜŞÜK İKİNCİ KATILIMI


Seçimlere katılım oranı yüzde 74´de kaldı. Bu oran 1969 yılındaki ikinci tur seçimlerinden sonraki en düşük katılımlı seçim olarak kayıtlara geçti. 2012 yılında ikinci tur seçimlerine katılım oranı yüzde 80 olarak gerçekleşmişti.



 
© Copyright 2019 Kemalistler | All Right Reserved