Haber -->

Diyanet'ten hayat pahalılığına karşı fetva: ‘Fiyatları tayin eden Allah’tır’

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dini konulardaki en yüksek karar ve danışma organı olan Din İşleri Yüksek Kurulu, telefonla ya da internet üzerinden sorulan soruları yanıtlayarak fetva veriyor.



 Bazı konularda seçilen sorular ve fetvalar ise internet sitesinde konu başlıklarına göre sürekli şekilde yayımlanıyor. 

Bu fetvalar, ülke gündeminde yer tutan bir konuyla ilgiliyse kimi zaman da kurulun sosyal medya hesaplarında paylaşılıyor. 

Yüksek fiyat artışlarının tartışıldığı süreçte kurulun sosyal medya hesabından 20 Temmuz’da paylaşılan bir fetva ise dikkat çekti. 

 Cumhuriyet Gazetesi’nden Sefa Uyar’ın haberine göre, “Ticarette kâr haddi var mı?” sorusu üzerine verilen fetvada, “İslam dininin, alım satım akitlerinde kesin bir kâr haddi koymadığı, bunu piyasa şartlarına bıraktığı” belirtildi. Ancak fetvada yer verilen bir hadis dikkat çekti. 

İlgili kısım ve hadis şöyle: 

 “Konuyla ilgili olarak Allah resulü, fiyatlar artmaya başladığında kendisinden bu duruma müdahale etmesi istendiğinde şöyle buyurmuştur, ‘Şüphe yok ki fiyatları tayin eden, darlık ve bolluk veren, rızıklandıran ancak Allah’tır. Ben sizden herhangi birinin malına ve canına yapmış olduğum bir haksızlık sebebiyle o kimsenin hakkını benden ister olduğu halde, Rabbime kavuşmak istemem.’”

 "YETKİSİ VAR" 

 Öte yandan fetvada, piyasada suiistimaller olduğu, karaborsacıların devreye girerek halkı mağdur ettikleri, özellikle halkın zaruri ihtiyaçları sayılabilecek mallarda aşırı fiyat artışları yaşandığı durumlarda, kamu otoritesinin fiyatlara müdahale etme yetkisinin olduğu vurgulandı. Odatv.com

Türk bayrağını indirip AKP afişi astılar

Kahramanmaraş'ta AKP'liler tarafından yapılan büyük bir skandal kameralara yansıdı.Kahramanmaraş'ta bir grup AKP'liler direklerde asılı olan "Türk Bayraklarını" söküp yerine AKP afişi astı. Bu skandal görüntüler bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.


 Kahramanmaraş'ta bir grup AKP'linin direklerde asılı olan Türk bayrağını söküp yerine AKP afişi astığı fark edildi. Görüntüleri bir vatandaş cep telefonu kamerasıyla çekerken, CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç da videoyu, "Bu kadar yapmayın artık" notuyla paylaştı.

 Oda Tv'de yer alan habere göre, Kahramanmaraş Öğretmenevi önünde çekildiği ifade edilen görüntülerde, 2 kişinin asılı olan Türk bayrağını indirip, yerine AKP aday tanıtım afişini astıkları görülüyor.



Yüz milyonlarca liralık israfın karesi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2008’de eski başkan Kadir Topbaş döneminde Hollanda’dan alınan 50 otobüsün hurda görüntüleri ortaya çıktı.

İBB metrobüs projesinin ardından, bu hatta hizmet verecek otobüs arayışına girdi. Dönemin İBB Başkanı Kadir Topbaş, tüm itirazlara ve uyarılara rağmen, Hollandalı Advanced Public Trasport Systems (APTS) adlı firmadan Phileas marka, 50 körüklü otobüs alınmasına karar verdi. Otobüslerin tanesi 1 milyon 307 bin 950 Euro’ya, muadillerinijn yaklaşık dört katı fiyata satın alındı. Otobüsler, İstanbul yollarının fiziki koşullarına uyum sağlayamadı. Teknik sorunları ve imalat hataları da olan otobüsler bir yıl sonra arızalanmaya başladı. Kısa sürede araçlar kullanılamaz hale geldi. Aydınlık’tan Irmak Mete’nin edindiği bilgilere göre, araçların sadece dörtte biri çalışır durumda. Ancak seyir halindeyken sık sık arızalandıkları ve yolda kaldıkları için hizmete çıkartılmıyorlar.

  ‘İÇLERİNDE OT BİTİYOR’


Aydınlık’a bilgi veren bir İETT çalışanı şunları anlatıyor: “Bu araçlar ilk geldiğinde ciddi fabrikasyon hataları olduğunu farkettik. Mesela kablo bağlantısı yağmuru almayacak şekilde olması gerekirken ters monte edilmiş. Yedek parçaları da pahalı. Sürekli arıza yaptılar. Bugün bir kısmı çalışıyor ama hiçbir şoför bunları kullanmak istemiyor. Yolda kalıyor. Şu anda garajda bekliyorlar. Yedek parça temini için kullanılıyorlar. Kaportaları dökülmüş, kabloları dışarda, hatta bir aracın içinde ot bittiğini gördüm. Milyonlarca avroya alındılar, hepsi çöp oldu.”


TOPBAŞ BERAAT ETMİŞTİ

İBB’nin CHP’li üyesi Hakkı Sağlam, eski İBB Başkanı Kadir Topbaş hakkında “görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla şikayetçi olmuştu. Topbaş açılan davada 2014’te savunma yapmış, topu İETT’ye atmış ve ihaleyle ilgisi olmadığını savunmuştu. Mahkeme, Topbaş’ın beraatine karar vermişti. Odatv.com

İYİ Parti'den CNN Türk ve Soylu'ya sert tepki!

Lütfü Türkkan, parti meclis üyeleri hakkında, Bakan Süleyman Soylu’nun CNN Türk’te yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. CNN Türk’ün kendisine cevap hakkı tanımadığını ifade eden Türkkan, partililerin Soylu’yu mahkemeye verdiğini açıkladı. 



 Yanlış ve ters algı yaratmaya yönelik haber yaptığı gerekçesiyle, CNN İnternational üst düzey yönetimi tarafından soruşturma başlatılan CNN Türk’e habercilik etiği açısından başka tepkiler gelmeye devam ediyor. Yeniçağ'da yer alan habere göre; İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili ve Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, partilerindeki bazı meclis üyelerine yönelik CNN Türk’te yaptığı haberlerin gerçeği yansıtmadığını ve bu nedenle kanal yöneticilerinden cevap hakkı istediğini belirtti.Bu talebe karşın, kendisine cevap hakkı imkânının tanınmadığını ifade eden Türkkan, sosyal medya hesabında konu ile ilgili olarak şu paylaşımı yaptı:

 “DEVLET CİDDİYETİNDEN YOKSUN BAKAN” 

 “İYİ Parti Meclis Üyesi adayları hakkında CNN Türk ekranlarında yapılan karalama kampanyasına dair cevap hakkımızı kullanmak üzere ısrarla aradım, bağlamadılar. Adli sicil kayıtlarında tek bir ibare dahi bulunmayan bu adaylarımız, devlet ciddiyetinden yoksun Bakanı mahkemeye verdiler.”

KONDA Genel Müdürü seçim sonucu tahminini açıkladı: Denge değişecek

KONDA'nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır, 31 Mart yerel seçimine ilişkin tahminini açıkladı.



KONDA'nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır, 31 Mart seçimlerine ilişkin Medyascope TV’de açıklamalarda bulundu.
“Kararsız bir kitle var. Bir tanesi gerçekten kararsız olanlar ve onlar büyük ihtimalle seçime de gitmeyecek. Bir tanesi de halen gerçekten kararsız olanlar. Muhalefet blokunda sandığa gitmeyenler daha çok olurdu. Bu seçimler öncesinde ise muhalefet konsolide olmuş vaziyette ve heyecanlı" diyen Ağırdır, "Bunun nedeni, iktidar blokunun kullandığı dil. Bu seçimdeki çok muhtemel ki, iktidar bloku ile muhalefet bloku arasında, Türkiye genelinde yüzde 51’e yüzde 49 olan denge değişecek" ifadelerini kullandı.

KONDA SEÇİM ÖNCESİ GELENEKSEL ANKET SONUCUNU AÇIKLAMAMIŞTI

Bu yıl seçim öncesi geleneksel hale gelen anket sonuçlarını açıklamayan KONDA, konuya ilişkin şu açıklamayı yapmıştı:
Bilindiği gibi şirketimiz her seçim öncesi Perşembe günü seçime dair son araştırmanın bulgularını ve öngörülerini kamuoyu ile paylaşmakta, ilke olarak da diğer zamanlarda seçime dair hiçbir bulguyu açıklamamakta, seçimin sayısal sonuçlarına dair tartışmalara dahil olmamaktadır.

Önümüzdeki yerel seçimlerde siyasi tarihimizde ilk kez karşımıza çıkan farklı bir uygulama ve duruma tanıklık edeceğiz. Partiler yerel seçimlere dönük formel veya informel ittifaklar şeklinde seçime gireceklerdir. Kimi yerlerde iki parti arasında “tam ittifak” yapılmış şekilde, hem belediye başkanlığı hem de yerel meclisler için ortak aday ve listelerle seçime gidilecek; kimi yerlerde ise “yarım ittifak” yapılmış şekilde, belediye başkan adayı ortak ama yerel meclis listeleri farklı olarak seçime gidilecektir. Kimi yerlerde ise ittifak yoktur. Üstelik ittifaklar simetrik değildir. Yani bazı yerlerde bir ittifak varken karşısında ittifak yoktur. Bazı yerlerde örneğin HDP hiç aday çıkarmamışken, bazı yerlerde ise şimdiye kadar hiçbir araştırmada göze görünür oranda toplumsal destek bulgusu olmayan DSP’den seçim sonuçlarına etki edebilecek adaylar vardır. Bazı yerlerde ise yine şimdiye kadar araştırmalarda bahsi geçmeyen bağımsız adaylar vardır.
Birbirinden farklı bu rekabet durumları nedeniyle 31 Mart akşamı Yerel Seçim sonucu olarak herhangi bir partinin Türkiye genelindeki oyunu aritmetik olarak hesaplamak ve hakkında konuşmak KONDA açısından mümkün olamayacaktır.

Her bir seçim bölgesi için ayrı araştırmalar yapıp seçim sonucuna dair bulgulara erişmek teknik olarak mümkün olsa dahi bu büyüklük ve yaygınlıktaki araştırmalar için bir iş modelimiz bulunmamaktadır.

Haber Kaynak: haber.sol.org.tr

Demokrasi kahramanları Kılıçdaroğlu ve Akşener


Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan bu yana bu denli kirli, bu denli çirkin, bu denli hadsiz, bu denli hukuksuz saldırı siyaset tarihimizde görülmedi.

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmalarını dinledikçe, "Olmaz, bu kadar da olamaz" diye isyan ediyorum.

Erdoğan'ın miting meydanlarındaki, hırslı ve gergin yüz ifadesini görüyor musunuz?
Çok sert sözlerle, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'e, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'na hakaretler yağdırmasından utanıyorum.
Sevgi yok, barış yok, toplumu birleştirme hiç yok. Kavga var, toplumu ayrıştırma var, suçlama var, yargısız infaz var.
AKP'nin kaybettiğinin net fotoğrafıdır bu tablo
Cumhurbaşkanı görevi olan AKP Genel Başkanı Erdoğan miting alanlarına şöyle hitap ediyor İYİ Parti lideri Meral Akşener'e;
"Sözde hanımefendi…"
Ne demek sözde? Ne demek istediğini tahmin ediyorum ama yazmaya utanıyorum. Sokakta söylense kavga nedenidir.
Düzeltme yapmıyor, özür dilemiyor.
Yakışır mı bir erkeğe, bir siyasetçiye bir cumhurbaşkanına bu ifade?
Meral Akşener bu çirkin yakıştırmaya yanıt vermeyerek gerçek bir hanımefendi olduğunu ispat etti.
KEMAL KILIÇDAROĞLU
Kemal Kılıçdaroğlu'na gelince AKP tarafından neredeyse PKK'nın lideri ilan edilecek.
Bay Kemal'in yapılan saldırılara yanıt vermek yerine gerek CHP'nin gerek İYİ Partinin belediye başkan adaylarını tanıtmaya ağırlık vermesi ve millet ittifakını Akşener ile elele zirveye taşımasına Erdoğan müthiş kızıyor.
Kızdıkça da "Bay Kemal" diye hücum ediyor, CE HA PE diye ta 1930'lu 40'lı, 50'li yıllardan başlayarak eleştiriyor, suçluyor.
CHP'liler "Fethullah Gülen'le kolkola yürüdünüz" diye eleştirince "17-25 Aralık milat oldu. Öncesi ilişkimiz suç olamaz" diye savunmaya geçiyorlar.
CHP'nin tarihini suçlamak serbest, AKP'nin tarihini suçlamak hata oluyor.
Erdoğan, "CHP'nin Kandil adayları var. Yüksek Seçim Kurulunun çok farklı şekilde ele alması lazım" diyor.
Ben de soruyorum, O Yüksek Seçim Kurulu başkan ve üyelerinden çok memnun olduğunuz için görev süresi dolan 6 dolmayan 5 üyenin görevlerini 1 yıl AKP ve MHP uzatmadınız mı? Uzattınız.
Başka sorum yok.
Ama bir çift sözüm var.
Görüldü ki demokrasi kahramanları Kılıçdaroğlu ve Akşener bu seçim meydanlarının kazananıdır.
Kaybedenleri ise Erdoğan ve Bahçeli'dir.
ADALET BAKANI
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül Mansur Yavaş'la ilgili şu skandal açıklamayı yaptı:
"1 Nisan'dan sonra Sayın Yavaş seçilirse Ankara'da belediyeyi HDP yönetecektir."
Gül, bu sözü söylerken, "bakan" sıfatından yüzün kızarmadı mı, kayınpederin olan Kamu Baş denetçisi Şeref Malkoç'tan da utanmaz mısın?
İÇİŞLERİ BAKANI
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da şu skandal açıklamayı yaptı:
"Terör örgütü PKK ile halen iltisakı ve irtibatı bulunan 378 meclis üyesi adayı seçilmeleri halinde açığa alınacaklar."
"iltisakı ve irtibatı" var da kesinleşmiş yargı kararı var mı? Varsa görev sürelerini uzattığınız YSK üyeleri uyuyor mu?
Bu Meclis üyelerinin adaylıklarını kabul ederek YSK üyeleri demek suç işlediler, görevlerini ihmal ettiler ki ben de onlar hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuyorum.
Google'dan Süleyman Soylu Erdoğan'ı nasıl eleştirdi diye arayın ve dün nasıl eleştirdiğini görün.
Ve bu iki bakan milletvekili olarak seçilmiş değil Erdoğan tarafından atanmış kişilerdir.
Aşkın meyvesi Tank Palet Fabrikası oldu
"Şems'in Mevlana'ya aşkı gibi ben de Erdoğan'a aşığım" diyen Ethem Sancak'ın şu sözlerini de hatırlatayım:
"Siirt seçimleri vesilesiyle, Siirt'ten Başbakan çıksın diye; dürüstlüğünü, yiğitliğini gördüm, gördükçe de aşık oldum. Doğrusu solculuk dönemimde Mevlana ile Şems'in arasındaki aşka anlam veremiyordum. Tanıdıktan sonra gördüm ki,  böyle bir ilahi aşk iki erkek arasında olabiliyor."
Ethem Sancak adlı patronun Erdoğan'a aşkı devam ediyor hâlâ...
Ve Sancak'ın Tank Palet Fabrikasındaki ortağı Katar Ordusunun Genelkurmay Başkanı Ganim bin Şahin el-Ganim da Ankara'ya gelerek yetkilerle konuştu.
Tank Palet Fabrikasının anahtarını ve ortaklık belgesini aldı mı bilmiyorum. Ama fotoğrafı görünce Ethem Sancak ile benzerliği beni şaşırttı.



Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler, Tank Palet Fabrikasının ortağı Katar Ordusunun Genelkurmay Başkanı Ganim bin Şahin el-Ganim'i askeri törenle karşıladı. İkili Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar tarafından da kabul edildi.
Bu arada, Katar Ordusu ve BMC ortaklığına ihalesiz tahsis edilen Tank Palet Fabrikasının tüm işçileri muhteşem bir karara imza atarak, "sorumluluk alamayız" diye tayin istediler.
Hepsini ayakta alkışlıyorum.


Kaynak Yeniçağ: Demokrasi kahramanları Kılıçdaroğlu ve Akşener - Orhan UĞUROĞLU

© Copyright 2019 Kemalistler | All Right Reserved